I- GİRİŞ

Hizmet akdinin feshi konusunda bildirim önelleri hususu 4857 sayılı İş Kanunu(1)’nun 17. maddesinde hükme bağlanmıştır. Söz konusu düzenleme, süresi belirli olmayan hizmet akitleri için öngörülmüştür. Kanun hükmüne göre işçinin hizmet süresine göre hizmet akdinin feshedilmeden önce belirli bildirim önellerinin tanınması hem işçi hem de işveren için bir zorunluluktur. Belirtilen bildirim önellerinin geçmesi halinde hizmet akdi sona ermekte ve buna bağlı olarak da işçi ve işverenin hizmet akdinden doğan borçları ve alacakları ortadan kalkmaktadır.

Makalemizde bildirim önelinin bölünerek ihbar tazminatının kısmi şekilde ödenip ödenemeyeceği noktasından hareketle konu genel olarak açıklanacaktır.

II- MEVZUAT VE YARGI KARARI IŞIĞINDA İHBAR ÖNELİ VE TAZMİNATI

4857 sayılı Kanunu’nun “Süreli Fesih” başlıklı 17. maddesine göre belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir.

İş sözleşmeleri;

a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra,

b) İşi altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra,

c) İşi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra,

d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra

feshedilmiş sayılır.

Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir.

Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır.

İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi feshetmesi, bu Kanun’un 18, 19, 20 ve 21. maddesi hükümlerinin uygulanmasına engel olmaz. 18. maddenin birinci fıkrası uyarınca bu Kanun’un 18, 19, 20 ve 21. maddelerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir.

Bu maddeye göre ödenecek tazminatlar ile bildirim sürelerine ait peşin ödenecek ücretin hesabında 32. maddenin birinci fıkrasında yazılan ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve Kanun’dan doğan menfaatler de göz önünde tutulur.

Zikredilen Kanun maddesi uyarınca bildirim önelleri içerisinde tarafların durumlarında esaslı bir değişiklik olmamaktadır. Zira belirtilen süre içerisinde tarafların birbirlerine karşı borç ve hakları devam etmektedir. Yani, işçinin başta iş görme, işverenin de ücret ödeme borcu gibi hizmet akdinden doğan bütün borç ve haklar aynı şekilde devam etmektedir. Dolayısıyla hizmet akdi ilişkisinin devamı süresinde her iki taraf içinde mevzuat hükümleri de uygulanmaya devam edecektir. Bildirim süresinin sonunda ise başkaca bir işleme gerek olmaksızın hizmet akdi sona erecektir. Zira mevzuat gereği hizmet akdi “bildirim diğer tarafa yapılmasından başlayarak … hafta sonra” feshedilmiş olacağı hükme bağlanmış ve süre sonunda ikinci bir işlem öngörülmemiştir.

Bildirim önelinin sonunda hizmet akdinin sona ermesiyle tarafların birbirlerine karşı olan hak ve borçlarından başta iş görme ve ücret ödeme borçları sona erecek ve varsa; işçinin bütün birikmiş ücret, sosyal hak ve yıllık ücretli izin ücretleri muaccel hale gelecektir. Bu husus 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinde “İş sözleşmelerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve Kanun’dan doğan para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur.” şeklinde ifade edilmiştir. Aynı şekilde anılan Kanun’un 59. maddesinde “İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir.” denilmek suretiyle hükme bağlanmıştır.

Diğer taraftan bildirim önelleri içinde hizmet akdinin bütün hüküm ve sonuçları devam ettiğinden, öneller işlemekte iken, bildirimsiz feshe yol açan bir neden ortaya çıkarsa, taraflar bu husustaki haklarını kullanabileceklerdir. Şu halde bildirim önellerine uyarak hizmet akdinin feshedilmesi, bu süre içinde tarafların bildirimsiz fesih yetkisini ortadan kaldırmamaktadır.

Bildirim önellerinin geçmesi ile hizmet akdinin ikinci bir işleme gerek olmaksızın sona ereceği noktasında bir istisna söz konusudur. Buna göre, İş Kanunu’nun 17. maddesi gereğince işveren veya işçi bildirim önellerine ilişkin ücreti peşin ödemek suretiyle hizmet akdini derhal feshedebilme hakkına haizdir. Burada hizmet akdinin sona ermesi bildirim önellerinin geçmesine bağlı değildir.

Ancak bildirim süresi içinde taraflardan birinin önel süresine dair ücreti ödemek suretiyle hizmet akdini derhal feshetmek istemesi durumunda, geride bıraktığı süreyi toplam önel süresinden düşmek suretiyle kalan süre üzerinden hesaplanacak ücreti ödemek gibi bir hakkı bulunmamaktadır. Böyle bir durumda derhal fesih hakkını kullanmak isteyen taraf söz konusu önel süresinin tamamı üzerinden hesap edilecek ücret tutarını ödeyerek yani yukarıda istisnai bir hak olarak ifade edildiği şekliyle hizmet akdini feshedebilecektir.

Konuyla ilgili olarak Yargıtay vermiş olduğu bir Kararı’nda(2) “Dairemizin yerleşik kararlarına göre, ihbar öneli verilerek iş sözleşmesinin feshi halinde iş sözleşmesi önelin bitiminde feshedilmiş olur. Önelin bitiminden önce fesih halinde ise, önel verilmemiş sayılır ve bu suretle iş sözleşmesini fesheden taraf diğer tarafa ihbar öneline ait ücretin tamamını tazminat olarak ödemek zorunda kalır. İhbar önelinin bölünmezliği ilkesi ya da sözleşmede öngörülen öneller bakımından farklı uygulanmaz. Sözleşme ile artırılan süre dâhil olmak üzere ihbar öneli bütünlük arz eder ve bölünerek uygulama yapılmaz.” demiştir.

Özet olarak, ihbar önelinin bitimini beklemeden hizmet akdini fesheden taraf, ihbar öneli hiç kullanılmamış gibi önele ait ücretin tamamını ödemek zorundadır.

III- SONUÇ

Sonuç itibariyle, bildirim önellerinin geçmesi ile hizmet akdinin ikinci bir işleme gerek olmaksızın sona ereceği noktasındaki istisnai durum İş Kanunu’nun 17. maddesi gereğince işveren veya işçi bildirim önellerine ilişkin ücreti peşin ödemek suretiyle hizmet akdini derhal feshedebilmeleridir. Bu istisnai hal ister önel süresi hiç başlamadan isterse önel süresi içinde ortaya çıksın tazminat olarak ödenecek tutar, söz konusu önel süresinin tamamına karşılık gelen ücret ve diğer hakların toplam tutarı kadar olacaktır. Ezcümle, ihbar öneli bütünlük arz eder ve bölünmek suretiyle tazminatı kısmi olarak ödenemez.


Yazar: Cengiz BÜYÜKBİRER*

Yaklaşım / Mayıs 2014 / Sayı: 257

*           Beşiktaş Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürü, Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettişi

(1)         10.06.2003 tarih ve 25134 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(2)         Yrg. 9. HD.’nin, 13.01.2005 tarih ve E. 2004/33705, K. 2005/996 sayılı Kararı.